ELEKTİF CERRAHİ PLANLANAN HASTALARDA ULTRASONOGRAFİK HAVA YOLU DEĞERLENDİRMESİNİN, ZOR LARİNGOSKOPİYİ ÖNGÖRMEDE MODİFİYE MALLAMPATİ SKORU İLE ETKİNLİĞİNİN KARŞILAŞTIRILMASI
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ADEM KILIÇ
Danışman: Tülay Ceren Ölmeztürk Karakurt
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:
Amaç: Beklenmeyen zor laringoskopi, anesteziye bağlı morbidite ve mortalitenin önemli nedenleri arasındadır. Non-invaziv, taşınabilir ve radyasyon içermeyen bir yöntem olan hasta başı ultrasonografi (USG), hava yolu yumuşak dokularının objektif bir şekilde değerlendirilmesine olanak tanımaktadır. Bu çalışmada, elektif cerrahi planlanan erişkin hastalarda ultrasonografik hava yolu ölçümlerinin zor laringoskopiyi öngörmedeki tanısal doğruluğunu; modifiye Mallampati skoru (MMS) ve geleneksel fizik muayene testleriyle karşılaştırmalı olarak değerlendirmeyi amaçladık.
Gereç ve Yöntem: Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Mengücek Gazi Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde Ocak–Mayıs 2026 tarihleri arasında, genel anestezi altında orotrakeal entübasyon planlanan, 18–65 yaş arası, ASA I–III ve vücut kitle indeksi <35 kg/ m² olan 247 erişkin hasta prospektif ve gözlemsel olarak incelendi. Tüm hastalara öncelikle MMS, tiromental mesafe ve ağız açıklığı ölçümleri uygulandı; ardından USG konusunda deneyimli ve klinik verilere kör bir anestezi hekimi tarafından dil kökü kalınlığı, hiyomental mesafe oranı (HMDR) ve cilt-epiglot mesafesi (CEM) ölçümleri gerçekleştirildi. Laringoskopi ve Cormack-Lehane (CL) derecelendirmesini yapan anestezi hekimi ise hastanın hem fizik muayene hem de USG verilerine kördü. Çalışmada CL evre III ve IV "zor laringoskopi" olarak tanımlandı ve referans standart olarak kabul edildi. Her iki değerlendirme yönteminin uygulama süreleri de ayrıca kaydedildi.
Bulgular: Çalışmada zor laringoskopi sıklığı %13,4 (33/247) olarak saptandı. Zor laringoskopi grubunda yaş medyanı (54'e karşı 46; p=0,029) ve vücut kitle indeksi (p=0,001) istatistiksel olarak daha yüksekken, cinsiyet dağılımı açısından gruplar arasında anlamlı bir fark bulunmadı. Geleneksel testlerden tiromental mesafe (p=0,001) ve ağız açıklığı (p=0,041) zor laringoskopi grubunda daha kısa saptandı; ancak bu parametrelerin tanısal ayrım gücü USG ölçümlerine kıyasla daha zayıf kaldı. Ekstansiyonda ölçülen hiyomental mesafe (AUC=0,883; sınır değer <55,80 mm), HMDR (AUC=0,871; sınır değer <1,09) ve CEM (AUC=0,857; sınır değer >22,25 mm) parametrelerinin zor laringoskopiyi öngörmede yüksek bir tanısal doğruluğa (iyi düzeyde) sahip olduğu görüldü. Yaş ve cinsiyete göre düzeltilmiş çok değişkenli lojistik regresyon analizinde; CEM, HMDR, tiromental mesafe ve vücut kitle indeksi bağımsız birer öngörücü olarak kalırken, ağız açıklığı ve dil kökü kalınlığı istatistiksel anlamlılığını yitirdi. Karşılaştırmalı analizlerde, USG parametreleri Mallampati skoruna (AUC=0,813) kıyasla sayısal olarak daha yüksek AUC değerleri sergilemesine rağmen aradaki fark istatistiksel anlamlılığa ulaşmadı. USG değerlendirmesinin klinik muayeneye kıyasla medyan olarak 17 saniye daha uzun sürdüğü ve bu sürenin özellikle zor laringoskopi grubundaki hastalarda belirgin şekilde uzadığı kaydedildi.
Sonuç: Ekstansiyondaki hiyomental mesafe, HMDR ve CEM, zor laringoskopiyi öngörmede objektif, güvenilir ve klinik pratikte uygulanabilir yöntemlerdir. Bu ölçümler, tiromental mesafe gibi geleneksel testlerden daha üstün bir performans sergilerken, Mallampati skoruyla benzer bir tanısal başarı sunmaktadır. Elde ettiğimiz bulgular; ultrasonografinin Mallampati testini dışlayan değil, onu destekleyen tamamlayıcı bir araç olduğunu ve özellikle şüpheli vakalarda HMDR ve CEM ölçümlerinin preoperatif öngörü başarısını artırabileceğini ortaya koymaktadır. İşlemin gerektirdiği ek sürenin kısalığı, bu yöntemin rutin hava yolu değerlendirmesine kolaylıkla entegre edilebileceğini göstermektedir. Çalışmamızın tek merkezli yapısı ve morbid obezite kısıtlaması göz önüne alındığında, saptadığımız eşik değerlerin daha geniş kapsamlı ve çok merkezli çalışmalarla doğrulanmasına ihtiyaç duyulmaktadır.
Anahtar Kelimeler: Zor laringoskopi, hava yolu ultrasonografisi, cilt-epiglot mesafesi, hiyomental mesafe oranı, Mallampati skoru.