Hemşirelik Öğrencelerinin Hasta Mahremiyet Bilinci ile Kişsel Sağlık Verilerinin Kayıt ve Korunmasının Değerlendirilmesi
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, HEMŞİRELİK ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ESRA BEBEK
Danışman: Papatya Karakurt
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Bu araştırma klinik uygulamaya çıkan hemşirelik öğrencilerinin hasta mahremiyet bilinci ile kişisel sağlık verilerinin kayıt ve korunmasına yönelik tutumları arasındaki ilişkiyi değerlendirmek amacıyla planlanmıştır. Materyal ve Metot: Tanımlayıcı türdeki araştırmanın evreni 2024–2025 akademik yılında bir üniversitenin Sağlık Bilimleri Fakültesi Hemşirelik Bölümü'nde klinik uygulamaya başlayan 380 öğrenci örneklemini ise 288 öğrenci oluşturmuştur. Verilerin toplanmasında kullanılan ölçüm araçları; Kişisel Bilgi Formu, Hasta Mahremiyet Ölçeği ve Hemşirelik Öğrencileri için Kişisel Sağlık Verilerinin Kayıt ve Korunması Tutum Ölçeği'dir. Verilerin analizinde frekanslar, ortalamalar ve yüzde dağılımları, bağımsız gruplarda t testi, varyans analizi (ANOVA) ve korelasyon analizi kullanılmıştır. Bulgular: Öğrencilerin %70.5'i kadın olup yaş ortalamaları 21.62 olduğu tespit edilmiştir. Araştırma kapsamına alınan öğrencilerin % 70.8'inin hasta mahremiyeti hakkında eğitim aldığı, %75,3'ünün hasta hakları yönetmeliğini okumadığı ve %70.8'inin kişisel sağlık verileri ile ilgili eğitim almadıkları saptanmıştır. Öğrenciler hasta mahremiyet ölçeği puan ortalaması 123.96, kişisel sağlık verilerinin kayıt ve korunması tutum ölçeği puan ortalaması 4.34 hesaplanmıştır. Öğrencilerin hasta mahremiyeti ile kişisel sağlık verilerinin kayıt ve korunması tutumu arasında pozitif ve orta düzeyde anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Sonuç: Öğrencilerin hasta mahremiyeti ve kişisel sağlık verilerinin korunmasına yönelik tutumlarının olumlu olduğu söylenebilir. Hemşirelik eğitim programlarında mahremiyet ve kişisel sağlık verilerinin korunmasına yönelik modüllerin kapsamı genişletilmeli ve içerikleri güncel mevzuat ile uluslararası standartlara uyumlu hale getirilmelidir. Ayrıca, daha geniş örneklemle yürütülecek ileri araştırmaların, konunun daha kapsamlı değerlendirilmesine katkı sağlayacağı düşünülmektedir.