Kamu davasının açılması ve iddianamenin iadesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kamu Hukuku, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FETİH GÖLCÜ

Danışman: Ercan Yaşar

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmesi ile "iddianamenin iadesi ve kabulü" hükümleri ceza mevzuatımızda ilk defa yerini almıştır. Bu düzenleme ile Yargıtay'ın kararlarında açıkladığı üzere, "Kişilerin Lekelenmeme Hakkı" ile "Eksiksiz Soruşturma ve Tek Celsede Duruşma" prensipleri uyarınca, soruşturmayı yürüten Cumhuriyet savcılarının makul sürede bütün delilleri toplamaları, sadece mahkumiyetle sonuçlanacağını değerlendirdikleri hususları dava konusu yapmaları, beraatle sonuçlanacağını değerlendirdikleri fiilleri dava konusu yapmamaları, bir nev'i filtre görevi yapmaları amaçlanmıştır. Bu bağlamda soruşturma aşamasında tüm deliller eksiksiz ve hatasız olarak toplanmış bir şekilde kovuşturma aşamasına geçilebilecektir. Kovuşturma aşamasında da mahkeme yeniden delil toplanmak zorunda kalmayacağından soruşturmaya konu uyuşmazlık hakkında tek celsede karar verilebilecektir. Böylelikle, AİHS'nin 6. maddesinde yer alan "adil yargılanma hakkı" ile Anayasamızın 141. maddesinin son fıkrasında yer alan ve adil yargılanmanın hakkı ile bütünleşen "makul sürede yargılanma hakkı" ceza mevzuatımızda yansımasına kavuşmuş olmaktadır. Yargıtay'ın iddianamenin iadesi kararına karşı vermiş olduğu kararlar incelendiğinde, iddianamenin kabulü ve iadesi hükümlerinin amacına ulaştığı söylenemez. Ayrıca kanuni düzenlemelerde (CMK md. 170, 174), AİHS'nin 6. maddesinde yer alan adil yargılanma hakkının özüne aykırılık oluşturabilecek nitelikte unsurlara yer verilmiştir. 2019 yılında 7188 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler de yeterli olmamıştır. Uygulamadaki aksaklıklar ve kanuni düzenleme nedeniyle adil yargılanma hakkının özüne aykırılık teşkil edecek hususlar yapılacak yeni ve kapsamlı kanuni düzenlemelerle giderilerek "iddianamenin iadesi ve kabulü" müessesesi Anayasa'mızın 141. maddesinin son fıkrası ve AİHS'nin 6. maddesinde yer alan özüne uygun hale getirilmelidir.