GAİPLİĞİN MİRAS HUKUKU BAKIMINDAN HÜKÜM VE SONUÇLARI


Creative Commons License

Şahin E.

Türkiye Barolar Birliği Dergisi, ss.249-275, 2019 (Diğer Kurumların Hakemli Dergileri)

  • Basım Tarihi: 2019
  • Dergi Adı: Türkiye Barolar Birliği Dergisi
  • Sayfa Sayıları: ss.249-275

Özet

Gaiplik, kişinin ölümüne kesin gözle bakmayı gerektirecek bir durum olmamasına rağmen kişinin ölü olduğuna ilişkin güçlü kuşkulara kanunun sonuç bağlamasıdır. Türk Medeni Kanunu gereği bir kimsenin gaipliğine, ya ölüm tehlikesi içinde kaybolmuş olması ya da kendisinden uzun zamandan beri haber alınamıyorsa ölümü hakkında kuvvetli olasılık bulunması halinde karar verilir. Mahkemenin gaiplik kararı vermesi üzerine kişilik sona erer. Bu çalışmada, gaiplik kararının ölüm gibi kişiliği sona erdirmesi ve bu karara Türk miras hukukunda bağlanan sonuçlar incelenmiştir. Önce hâkimin gaiplik kararı vermesinin koşulları, daha sonra bu kararın miras hukuku bakımından yansımaları ele alınmıştır. Miras hukuku yönünden konu,  gaibin mirası, mirasçının gaipliği, Hazinenin gaiplik kararı alması ve gaibin veya daha üstün dereceli mirasçıların ortaya çıkması halinde geri verme yükümlülüğü kapsamında değerlendirilmiştir.

Declaration of absence means that although there is nothing suggesting the person is certainly dead, due to strong suspicions the law concludes that she or he is dead. According to the Turkish Civil Code, if a person has disappeared in life-threatening circumstances or has been missing for a lengthy period of time without any sign of life, the court may declare that person dead. Personality rights end when the court declares the disappeared person dead. This article aims to examine the effect of the declaration of absence on personality rights and its implications on Turkish inheritance law. This article firstly explains the circumstances under which the court can declare a disappeared person dead and then discusses the consequences of the court’s decision in inheritance law. In terms of inheritance law, it analyses succession rights of disappeared persons, the disappeared heir’s share, the conditions where the declaration of absence is pronounced ex officio at the request of the competent authority and annulment of declaration of absence and restitution of the property to those with a prevailing claim or to the disappeared person himself.