ERZİNCAN DEPRESYONUNDA ALETSEL DÖNEMDEN GÜNÜMÜZE BÜYÜKLÜĞÜ (MW) ≥4 DEPREMLERİN KERNEL YOĞUNLUK ANALİZİYLE DEĞERLENDİRİLMESİ


Yanık M. E., Kopar İ.

I. Ulusal Samsun Coğrafya Sempozyumu, Samsun, Türkiye, 2 - 04 Nisan 2026, cilt.1, sa.45353, ss.36-37, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Cilt numarası: 1
  • Basıldığı Şehir: Samsun
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.36-37
  • Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Kuzey Anadolu Fay Zonu üzerindeki sismik açıdan en aktif çek-ayır havzalardan biri olan Erzincan Depresyonunda 1900 yılından günümüze 

kadar kaydedilmiş, Mw: ≥4 depremlerin episantr (dış merkez) dağılımları ve Kernel Yoğunluk Analizi (Kernel Density Estimation) yapılmıştır. 

Analizlerden hedeflenen hususlar arasında; deprem verilerine dayalı episantr noktalarının mekânsal dağılımını göstermek, sismik aktivitenin 

yüksek olduğu yerleri belirlemek, bilinen fay hatlarıyla depremsellik ilişkilerinin ortaya koymak ve deprem verileri bulunmayan kesimlerin 

sismik potansiyelini görselleştirebilmektir. İlk bulgular, Erzincan Depresyonunda sismik aktivitenin havza genelinde homojen bir dağılım 

göstermediğini; depremlerin temel olarak havzayı sınırlayan KB-GD doğrultulu faylar boyunca kabaca 20 km genişliğindeki bir kuşakta 

yoğunlaştığını ortaya koymuştur. Bu kuşak ilginç şekilde yoğun şekilde yerleşmelerin tespih taneleri gibi dizildiği ya da havza merkezli dağılış 

gösterdiği bir alana karşılık gelmektedir. Kernel Yoğunluk Analizi haritası en yüksek sismik yoğunluğun Erzincan şehrinin yer aldığı taban suyu 

yüksek ve dolayısıyla zemin sıvılaşmasına uygun alüvyal düzlüklerin yer aldığı ova tabanında ve fay dikliklerinin ova ile dirsek yaptığı 

kesimlerde kümelendiğini dağlık alanlara doğru ise yoğunluk değerlerinin belirgin şekilde azaldığını ortaya koymuştur. Bulguların tarihsel 

süreçte can ve mal kayıplarının yaşandığı alanlarla doğrudan örtüşmesi Kernel Yoğunluk Analizinden elde edilen sonuçların doğruluğunu ortaya 

koymaktadır. Havza ölçeğinde sürdürülebilir yerleşim planlaması ve etkin afet yönetimi için mutlak şekilde Kernel yoğunluk haritalarının temel 

bir altlık olarak kullanılması yoluyla yüksek deprem riski taşıdığı bilinen yerlerde yapılaşma disiplininin bu verilere göre yeniden düzenlenmesi 

gerekmektedir.

The epicenter distributions of earthquakes with Mw ≥4 recorded in the Erzincan Depression, one of the most seismically active pull-apart basins 

on the North Anatolian Fault Zone, from 1900 to the present day were analyzed using Kernel Density Estimation. The objectives of the analysis 

include showing the spatial distribution of epicenter points based on earthquake data, identifying areas of high seismic activity, revealing the 

relationship between known fault lines and seismicity, and visualizing the seismic potential of areas where earthquake data is unavailable. Initial 

findings reveal that seismic activity in the Erzincan Depression does not show a homogeneous distribution across the basin; earthquakes are 

concentrated along a roughly 20 km wide belt along the NW-SE trending faults that bound the basin. This belt corresponds to an area where 

settlements are interestingly clustered like beads on a rosary or show a basin-centered distribution. The Kernel Density Analysis map shows that 

the highest seismic intensity is clustered in the plain base, where the city of Erzincan is located, which has high groundwater and is therefore 

suitable for soil liquefaction, and in the sections where the fault slopes meet the plain. It also shows that the intensity values decrease significantly 

towards the mountainous areas. The direct correlation of the findings with areas where loss of life and property occurred throughout history is 

obtained from the Kernel Density Analysis.