Sınıf Öğretmeni Adaylarının Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretimine Yönelik Öz Yeterlik İnançları
Dini Araştırmalar, no.71, pp.449-493, 2026 (TRDizin)
- Publication Type: Article / Article
- Publication Date: 2026
- Doi Number: 10.15745/da.1879369
- Journal Name: Dini Araştırmalar
- Journal Indexes: TR DİZİN (ULAKBİM)
- Page Numbers: pp.449-493
- Open Archive Collection: AVESIS Open Access Collection
- Erzincan Binali Yildirim University Affiliated: Yes
Abstract
Abstract
This study aims to examine the self-efficacy beliefs of pre-service classroom teachers
regarding the teaching of Religious Culture and Ethics (RCE). This qualitative research, conducted
within the framework of Bandura's (1997) Social Cognitive Theory, employed a phenomenological
design. The study group consisted of a total of 32 teacher candidates (24 female
and 8 male) in their fourth year of the Classroom Teaching Program at the Faculty of
Education of a state university. Data were collected through a semi-structured interview form
developed based on a literature review and expert opinions and were analyzed using the content
analysis method. As a result of the analysis, the findings were categorized under the
themes of positive self-efficacy beliefs, negative self-efficacy beliefs, the reasons for these
beliefs, and suggestions for improvement.
The research findings revealed that the candidates' self-efficacy beliefs exhibited a
complex and dual structure. A large portion of the participants (n=21) stated that they generally
felt competent, emphasized the positive contribution of their university education
(n=24), and expressed a high level of self-efficacy perception, particularly in teaching concrete
topics (e.g., the life of the Prophet Muhammad; n=26), transferring knowledge (n=26),
and preparing activities for behavior development (n=23). However, they also expressed limited
feelings of inadequacy in explaining the historical context of the same topics, adapting
them to students' level, and conveying deeper moral meanings. On the other hand, they reported
a serious sense of inadequacy and anxiety in areas such as concretizing abstract religious
concepts (n=28), teaching Arabic surahs and prayers (n=11), creating lasting behavioral
change (n=11), and managing pedagogical situations arising from student diversity. The underlying
factors for these negative beliefs include the abstract nature of the subjects, lack of
sufficient practical experience, student diversity, religious sensitivities, and parental influence.
In addition, concerns about encountering students from different faiths, cultures, and
family backgrounds were found to affect their self-efficacy perceptions.
Pre-service Classroom Teachers' Self-Efficacy Beliefs Regarding the Teaching of Religious Culture and Ethics • 453
Dini Araştırmalar | ISSN: 1301-966-X
Another striking finding of the study is that a significant portion of the candidates
with high self-efficacy beliefs (n=23) tend to prefer teaching courses such as Physical Education
or English instead of RCE due to the socio-political sensitivities of the course. This finding
indicates that, in addition to pedagogical readiness, contextual and individual psychological
factors also play a critical role in the formation of self-efficacy. The research revealed that
current teacher education programs, while providing candidates with a theoretical foundation,
remain insufficient in preparing them for the complex dynamics of RCE teaching in real
classroom settings. Accordingly, it was concluded that it is necessary to increase practiceoriented
courses, include multicultural pedagogical approaches, provide early internship
experiences, and develop a teacher education model that integrates theory and practice.
Keywords
Religious Education, Teaching of Religious Culture and Ethics, Self-Efficacy, Pre-Service
Classroom Teachers, Qualitative Research
Sınıf Öğretmeni Adaylarının Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretimine Yönelik Öz Yeterlik İnançları
Öz
Bu çalışma, sınıf öğretmeni adaylarının Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi (DKAB) öğretimine ilişkin öz yeterlik inançlarını incelemeyi amaçlamaktadır. Bandura'nın (1997) Sosyal Bilişsel Kuramı çerçevesinde yürütülen bu nitel araştırmada, görüngübilim deseni kullanılmıştır. Çalışma grubunu, bir devlet üniversitesinin Eğitim Fakültesi Sınıf Öğretmenliği Programı dördüncü sınıfında öğrenim gören 24’ü kadın ve 8’i erkek olmak üzere toplam 32 öğretmen adayı oluşturmuştur. Veriler, alanyazın incelemesi ve uzman görüşleri doğrultusunda geliştirilen yarı yapılandırılmış görüşme formu aracılığıyla toplanmış ve içerik analizi yöntemiyle çözümlenmiştir. Analiz sonucunda bulgular; olumlu öz yeterlik inancı, olumsuz öz yeterlik inancı, bu inançların nedenleri ve geliştirme önerileri temaları altında kategorize edilmiştir. Araştırma bulguları, adayların öz yeterlik inançlarının karmaşık ve ikili bir yapı sergilediğini ortaya koymuştur. Katılımcıların büyük bir bölümü (n=21) kendilerini genel olarak yeterli hissettiklerini belirtmiş, fakültede aldıkları eğitimin olumlu katkısını vurgulamış (n=24) ve özellikle somut konuları (örneğin, Hz. Muhammed'in hayatı; n=26) öğretme, bilgi aktarımı (n=26) ve davranış geliştirici etkinlikler hazırlama (n=23) konularında yüksek öz yeterlik algısına sahip olduklarını ifade etmiştir. Bununla birlikte aynı konunun tarihsel bağlamını açıklama, öğrencilerin seviyesine uygun şekilde anlamlandırma ve derin ahlaki mesajları kavratma boyutlarında sınırlı düzeyde yetersizlik kaygılarının da dile getirildiği görülmüştür. Buna karşılık, soyut dini kavramları somutlaştırma (n=28), Arapça sure ve duaları öğretme (n=11), kalıcı davranış değişikliği oluşturma (n=11) ve öğrenci çeşitliliğinden kaynaklanan pedagojik durumları yönetme gibi alanlarda ise ciddi derecede yetersizlik hissi ve kaygı taşıdıkları tespit edilmiştir. Bu olumsuz inançların temelinde; konuların soyut doğası, yeterli pratik deneyim eksikliği, öğrenci çeşitliliği, dini hassasiyetler ve veli etkisi gibi faktörler öne çıkmaktadır. Ayrıca adayların farklı inanç, kültür ve aile yapılarından gelen öğrencilerle karşılaşma olasılığına ilişkin kaygılarının da öz yeterlik algısını etkilediği belirlenmiştir. Çalışmanın dikkat çekici bir diğer bulgusu, öz yeterlik inancı yüksek olan adayların önemli bir kısmının (n=23), DKAB dersinin taşıdığı sosyo-politik hassasiyetler nedeniyle, bu dersi vermek yerine Beden Eğitimi veya İngilizce gibi dersleri tercih etme eğiliminde olmasıdır. Bu durum, öz yeterlik oluşumunda pedagojik hazırbulunuşluğun yanı sıra, bağlamsal ve bireysel psikolojik faktörlerin de kritik bir rol oynadığını göstermektedir. Araştırma, mevcut öğretmen eğitimi programlarının adaylara teorik bir altyapı kazandırmakla birlikte, onları DKAB öğretiminin gerçek sınıf ortamındaki karmaşık dinamiklerine hazırlamakta yetersiz kaldığını ortaya koymuştur. Bu doğrultuda öğretmen yetiştirme sürecinde uygulama ağırlıklı derslerin artırılması, çok kültürlü pedagojik yaklaşımlara yer verilmesi, erken staj deneyimi sağlanması ve teori ile pratiği bütünleştiren bir öğretmen eğitimi modelinin geliştirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.