MENISKÜS SÜTÜRLERI KIKIRDAĞA HASAR VERIR MI? SIĞIR KADAVRA MODELINDE KIKIRDAK INCELEMESI


Gür V., Issın A., Issın G., Yapıcı F., Subaşı F.

KEMİK EKLEM CERRAHİSİ DERNEĞİ KONGRESİ 2021, Muğla, Turkey, 13 - 16 October 2021, pp.91

  • Publication Type: Conference Paper / Full Text
  • City: Muğla
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.91
  • Erzincan Binali Yildirim University Affiliated: Yes

Abstract

 Menisküs dikişlerinin kıkırdağa zarar verip vermediğini, bir sığır dizi kadavra modelinde histolojik olarak test etmektir. (Resim 1 ve 2) Bu çalışmada, farklı sütür konfigürasyonlarında tespit edilen kıkırdak lezyonları sunulmaktadır.Bu çalışmada farklı sütür konfigürasyonlarının kıkırdağa verdiği hasarı değerlendirmek için taze kesilmiş sığır dizleri kullanılmıştır. Geniş, dar, vertikal, horizantal, içten düğümlü ve katmanlı menisküs sütürü konfigürasyonları, örgülü emilmeyen ve monofilaman emilebilen sütürlerle test edilmiştir. Dizler üzerlerine ağırlık verilerek ve ağırlıksız olarak eklem hareket açıklığı boyunca hareket ettirilmiş olup  bunun sonrasında kıkırdak hasarları açısından incelenmiştir. Osteokondral örnekler histolojik olarak analiz edilmiştir. Bulgular: Bu hayvan kadavra modelinde, menisküsün bazı bölümlerinin temas yüzeyine yerleştirilen emilebilir monofilament sütürler üstteki kıkırdağa zarar vermiştir. Hasarların çoğunun medial menisküsün arka boynuzu ve gövdesindeki dikişler tarafından oluşturulduğu görülmüştür. Düğümler ve diz hareket aksına dik olarak, katmanlı ve yatay olarak yerleştirilmiş dikişler daha kolay hasara neden olmuştur. Örgülü emilmeyen dikişler, medial menisküsteki bir düğüm dışında hasara neden olmamıştır. Lateral menisküs sütürler için en güvenli konum iken, dikey sütür yerleşimi en güvenli konfigürasyon olmuştur. Tartışma-Sonuç: Menisküse atılan sütürler yüzeyde bir çıkıntı yaratarak kıkırdağa hasar verme riski taşırlar. Özellikle medial menisküsün arka boynuzu ve gövdesinde bu risk daha yüksektir. Lateral menisküste muhtemelen bu menisküsün daha mobil olması sebebiyle hasar daha az oluşmuştur. (Tablo 1)