Divriği Darüşşifası (TV Programı)


Akpınar D.

Other, pp.20-25, 2026

  • Publication Type: Other Publication / Other
  • Publication Date: 2026
  • Page Numbers: pp.20-25
  • Erzincan Binali Yildirim University Affiliated: Yes

Abstract

The Divriği Hospital (Darüşşifa), commissioned by Turan Melek Sultan in 1228 during the Mengujekid era, is a premier "scientific and cultural manifesto" that pioneered global civilization in the history of medicine and rational therapeutics. The institution elevated the medical understanding of its era to a highly advanced level, transforming theory into practice through a highly functional spatial organization. Adopting the empirical and clinical approach of the Islamic medical tradition, the hospital operated as an integrated complex featuring specialized examination rooms (outpatient units) where patients were triaged based on their symptoms, dedicated inpatient wards, and educational halls for medical training and clinical mentorship. Utilizing an advanced acoustic system centered around a specific water basin, flowing water sounds and modal music (melotherapy) served as precise clinical instruments for treating neuropsychiatric and neurological disorders. This was coupled with a well-equipped hospital pharmacy and drug-formulation laboratory (daruhane), where pharmacological treatments (phytotherapy) were systematically prepared using botanical and empirical formulae. In an age when mental illness was met with exclusion, this monumental medical center treated neurobehavioral conditions through structured, objective methodologies. Merging clinical science with a cosmic architectural layout defined by "symmetry within asymmetry," it has stood on the UNESCO World Heritage List since 1985 as a timeless beacon of medical and architectural history.

Divriği Darüşşifası, 1228 yılında Mengücekliler döneminde Turan Melek Sultan tarafından yaptırılan, tıp tarihi ve rasyonel tedavi yöntemleri açısından dünya medeniyetine öncülük etmiş bir "bilim ve kültür manifestosu"dur. Yapı, dönemin tıp anlayışını sadece teorik düzeyde bırakmamış, işlevsel bir mekânsal organizasyonla klinik boyuta taşımıştır. İslam tıp geleneğinin deneysel ve rasyonel yaklaşımını benimseyen darüşşifa; hastaların şikâyetlerine göre ayrıştırıldığı özel muayene odaları (poliklinik üniteleri), yataklı hasta koğuşları ve dönemin tıp eğitimi ile hekim-çırak ilişkisinin yürütüldüğü derslik alanlarıyla entegre bir hastane kompleksi olarak işletilmiştir. Merkezi bir havuz etrafında tasarlanan akustik sistemle su sesi ve makam müziği (meloterapi), nöropsikiyatrik rahatsızlıkların tedavisinde klinik bir enstrüman olarak kullanılırken; yapı bünyesinde yer alan zengin "şifahane eczanesi" ve ilaç hazırlama laboratuvarlarında (daruhane), bitkisel ve ampirik formüllerle farmakolojik tedavi (fitoterapi) kesintisiz şekilde uygulanmıştır. Akıl hastalarının tecrit edildiği bir çağda, nörolojik vakaları bilimsel metodolojilerle iyileştiren ve taş oymalarındaki asimetrik denge ile kozmik nizamı simgeleyen bu anıtsal tıp merkezi, 1985 yılından bu yana UNESCO Dünya Miras Listesi'nde insanlığın ortak mirası olarak parıldamaktadır.