Şakî İbrahim Destanı’nın Tarihsel Okuması: Ziya Gökalp’in Eseri Işığında Milli Aşireti Reisi İbrahim Paşa Vâkası
Uluslararası Ekonomi Siyaset İnsan ve Toplum Bilimleri Dergisi, cilt.9, sa.6, ss.90-105, 2026 (Hakemli Dergi)
- Yayın Türü: Makale / Tam Makale
- Cilt numarası: 9 Sayı: 6
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.59445/ijephss.2047686
- Dergi Adı: Uluslararası Ekonomi Siyaset İnsan ve Toplum Bilimleri Dergisi
- Sayfa Sayıları: ss.90-105
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Osmanlı Devleti’nin son döneminde, hem bölge güvenliğini sağlamak hem de periferideki güç odaklarının merkezle olan bağlarını kuvvetlendirmek amacıyla kurulan Hamidiye Hafif Süvari Alayları, taşrada ciddi asayiş krizlerine yol açmıştır. Bu sistemin en kudretli figürlerinden biri olan Milli Aşireti Reisi İbrahim Paşa, devletten aldığı imtiyazlarla Viranşehir merkezli geniş bir coğrafyada kendi hegemonyasını kurmuştur. İbrahim Paşa’nın göçebe aşiret gücüyle yerleşik halk (eşraf ve köylüler) üzerinde kurduğu tahakküm, bölgenin sosyo-ekonomik yapısını tahrip etmiş ve 1905-1907 yıllarında “Diyarbakır Telgrafhane Vakası” olarak bilinen olaylara zemin hazırlamıştır. Bu kriz döneminde Diyarbakır’da bulunan Ziya Gökalp, şehrin ileri gelenleriyle birlikte yürütülen adalet arayışında aktif rol almış ve içinde bulunduğu bu süreci daha sonra manzum bir eserle kaleme almıştır. Bu çalışmada, Gökalp’in 1908 yılında yayımladığı Şakî İbrahim Destanı merkeze alınarak, yaşanan tarihsel olaylar şairin edebi anlatımı ışığında incelenmiştir. Ayrıca makalede; Hamidiye Alayları’nın teşkilinden II. Meşrutiyet’in ilanıyla birlikte İbrahim Paşa’nın askerî yollarla tasfiye edilmesine uzanan süreç doğrudan destanın rehberliğinde analiz edilmiştir. Sonuç olarak eser; salt edebi bir metin olarak değil, Geç Osmanlı taşrasında göçebe aşiret yapısı ile medeni/anayasal devlet arasındaki zihniyet çatışmasını belgeleyen sosyolojik ve tarihsel bir vesika olarak irdelenmiştir.
The Hamidiye Light Cavalry Regiments, established during the late period of the Ottoman Empire to ensure regional security and strengthen the ties between peripheral power centers and the central government, led to severe public order crises in the provinces. One of the most powerful figures of this system, Milli Tribe Chief İbrahim Pasha, established his own hegemony in a wide geographical area centered in Viranşehir by using the privileges granted by the state. The domination he built over the settled population (notables and peasants) through nomadic tribal power disrupted the region’s socio-economic structure, paving the way for the incidents known as the “Diyarbakır Telegraph Office Affair” between 1905 and 1907. Ziya Gökalp, who was in Diyarbakır during this crisis period, played an active role in the search for justice carried out alongside the city’s notables and later penned this process in which he was involved as a poetic work. In this study, centering on the Şakî İbrahim Destanı published by Gökalp in 1908, the historical events experienced are examined in the light of the poet’s literary narrative. The article analyzes the process extending from the establishment of the Hamidiye Regiments to the military liquidation of İbrahim Pasha with the proclamation of the Second Constitutional Era, directly under the guidance of the epic. Ultimately, the work is evaluated not merely as a literary text, but as a sociological and historical document that records the mentality conflict between the nomadic tribal structure and the civilized/constitutional state in the Late Ottoman provinces.