Sürdürülebilirlik Söyleminin Öteki Yüzü: Gezegenin Finansallaştırılması
Paradigma Journal of Economics and Management Research, cilt.15, sa.Özel Sayı, ss.158-176, 2026 (Hakemli Dergi)
- Yayın Türü: Makale / Derleme
- Cilt numarası: 15 Sayı: Özel Sayı
- Basım Tarihi: 2026
- Doi Numarası: 10.37989/paradigmaiiad.2013415
- Dergi Adı: Paradigma Journal of Economics and Management Research
- Derginin Tarandığı İndeksler: Directory of Open Access Journals
- Sayfa Sayıları: ss.158-176
- Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
- Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Adresli: Evet
Özet
Sürdürülebilirlik kavramı, 20. yüzyılın ikinci yarısından itibaren biyosferin fiziki sınırları ve ekosistemin taşıma kapasitesine dair uyarılara yanıt olarak ortaya çıkmıştır. Ancak bu radikal kriz eleştirisi, zamanla neoliberal kapitalizmin hegemonik bir söylemine dönüşmüş ve ekolojik krizi içselleştirerek yeni finansal birikim alanları üretmiştir. Bu çalışma, sürdürülebilirlik söyleminin neoliberal kapitalizm bünyesinde geçirdiği dönüşümü ve bu dönüşümün ürettiği paradoksları eleştirel bir perspektifle incelemektedir. Çalışma, ekolojik krizin kabul edilmesine rağmen krizin temelindeki üretim, tüketim, mülkiyet ve güç ilişkilerinin dönüştürülmesinin piyasa temelli, finansal ve teknolojik araçlarla ikame edilmesini “yeşil kaçış” olarak kavramsallaştırmaktadır. Çalışma üç temel eksen üzerinden ilerlemektedir. Birincisi, doğanın “doğal sermaye” ve “ekosistem hizmetleri” kavramsallaştırmaları üzerinden metalaştırılması ve finansallaştırılması süreci; ikincisi, dijitalleşme ve yapay zekâ teknolojilerinin ekolojik kriz karşısında bir “maddesizleşme” mi yoksa “dijital sekme etkisi” mi yarattığı tartışması; üçüncüsü, bu süreçlerin ürettiği “yeşil gasp”, ekolojik adaletsizlik ve “yeşil balon” gibi sistemik riskler. Çalışma, mevcut piyasa temelli çevre politikalarının ekolojik krizi çözmek şöyle dursun, onu derinleştirdiği ve “Climate Minsky” anı gibi sistemik finansal riskler ürettiği sonucuna varmaktadır. Öte yandan piyasa dışı, müşterek temelli ve adil dönüşüm odaklı alternatif politika çerçeveleri önermektedir.