Türkiye Selçuklularında Kadınların Görünmez Kurumları: Vakıf, Tekke Ve Yerel Dayanışma Mekanları


Creative Commons License

Kömürcü E.

ASES 2. INTERNATIONAL WOMEN’S RESEARCH CONGRESS, Baku, Azerbaycan, 5 - 07 Mart 2026, cilt.1, ss.15-28, (Tam Metin Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Cilt numarası: 1
  • Basıldığı Şehir: Baku
  • Basıldığı Ülke: Azerbaycan
  • Sayfa Sayıları: ss.15-28
  • Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
  • Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Türkiye Selçuklu dönemi toplum yapısında kadınların kamusal hayattaki varlığı, merkezî ve resmî kurumlar üzerinden değil; vakıf sistemi, tekke ve zaviye çevresi ile yerel dayanışma mekanları aracılığıyla şekillenmiştir. Selçuklu kadınları, vakıf kurucusu ve banisi olarak eğitim, sağlık ve sosyal yardım alanlarında kalıcı kurumlar inşa etmiş; tekke ve zaviye çevresinde dinî, sosyal ve kültürel hayatın örgütlenmesinde etkin roller üstlenmiştir. Bunun yanı sıra yerel ölçekte gelişen dayanışma ağları sayesinde kadınlar, aile yapısının korunmasında ve toplumsal düzenin sürekliliğinin sağlanmasında belirleyici aktörler hâline gelmiştir. Bu bildiri, Selçuklu toplumunda kadınların kurdukları ve yön verdikleri bu sosyal yapılar üzerinden kamusal hayata aktif biçimde katıldıklarını; vakıf, tekke ve yerel dayanışma mekanlarının Selçuklu kadınlarının tarihsel etkisini ve toplumsal belirleyiciliğini anlamada temel anahtar alanlar olduğunu ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmada, vakıf kurucusu veya yöneticisi olarak kadınların ekonomik ve sosyal hayata katkıları, tekke ve zaviye çevresinde kadınların dini ve sosyal dayanışma içindeki rolleri ile yerel ölçekte gelişen yardım, koruma ve dayanışma pratikleri ele alınmaktadır. Kadınların bu alanlardaki faaliyetleri, kamusal görünürlükten ziyade toplumsal işlevsellik üzerinden şekillenmiş; aile, inanç ve ahlak merkezli bir kamusallık anlayışı içinde anlam kazanmıştır. Bu durum, kadınların yalnızca ev içi rollerle sınırlı olmadığını, aksine sosyal düzenin devamında belirleyici aktörler olduklarını göstermektedir. Bildiri, nitel tarihsel analiz yöntemiyle vakfiye kayıtları, menkıbevi anlatılar ve mekânsal veriler üzerinden kadınların bu yapılardaki konumunu değerlendirmektedir. Bu inceleme sonucunda, Türkiye Selçuklularında kadınların toplumsal hayatta edilgen ya da geri planda aktörler olmadıkları; aksine vakıflar, tekke ve zaviye çevreleri ile yerel dayanışma mekanları aracılığıyla sosyal düzenin kurulmasında ve sürdürülmesinde aktif rol üstlendikleri ortaya konulmaktadır. Kadınlar, bu kurumlar sayesinde ekonomik kaynakları yönlendirmiş, dini ve sosyal hayatın örgütlenmesine katkı sağlamış ve yerel topluluklar üzerinde kalıcı etkiler yaratmıştır. Dolayısıyla bu çalışma, Selçuklu toplumunda kadınların kurdukları ve şekillendirdikleri sosyal kurumlar üzerinden açık biçimde görünür olduklarını; vakıf, tekke ve yerel dayanışma mekanlarının kadınların tarihsel etkisini ve toplumsal belirleyiciliğini anlamada temel anahtar alanlar olduğunu savunmaktadır.