The Theme of Fakhr in the Works of Jahiliyyah Period Poet al-Afwah al-Awdi


Creative Commons License

Şen A.

Amasya İlahiyat Dergisi, vol.0, no.12, pp.195-221, 2019 (Peer-Reviewed Journal)

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 0 Issue: 12
  • Publication Date: 2019
  • Doi Number: 10.18498/amailad.579971
  • Journal Name: Amasya İlahiyat Dergisi
  • Journal Indexes: TR DİZİN (ULAKBİM)
  • Page Numbers: pp.195-221
  • Erzincan Binali Yildirim University Affiliated: Yes

Abstract

al-Afwah, whose real name was Salâ’a b. ‘Amr b. Mâlik b. ‘Avf b. al Hâris b. ‘Avf b. Munabbih b. Evd b. Sa’b b. Sa‘d el-‘Asîre was a member of the Madhhij tribe. He lived during the late Jahiliyyah Period. He was rumored to have died in 570 or 560. The word “fakhr” means that a person cares about his past; exalts, values and prefers somebody over others; and boasts with some characteristics. As a term, “fakhr” refers to the type of poem in which the poets boast with themselves, their tribes, ancestors, lineage, beliefs, religion, sect, disposition, their literary and political prowess, talents and virtues, and even with their personal items and wealth such as swords, armors, horses, or with their long life and life experience. The opinions are divided among Arabic literature scholars regarding the acceptance of “fakhr” as a standalone theme in poetry. Afwah’s “fakhr” poetry was generally based on his and his tribe’s achievements in warfare and his performance in the battlefield. In such poems, Afwah describes the warriors of his tribe with reference to their horse-riding skills, sword mastery, and courage. Outside of the battle, he refers to his and his tribe’s moral qualities, how he gives credit where credit is due, yet how he claims his rights even when he had to oppose strong and highborn people, how Northern Arabs were in the wrong and as a result, they were taught how to battle and how to ride horses, and how the tribe of Ewd would never take a hostile action lightly. 

Asıl adı Salâ’e b. ‘Amr b. Mâlik b. ‘Avf b. el-Hâris b. ‘Avf b. Munebbih b. Evd b. Sa’b b. Sa‘d el-‘Aşîre olan Efveh, Mezhic kabilesindendir. O yakın dönem Câhiliye devrinde yaşamıştır. Fahr kelimesi, sözlükte kişinin atalarını sayması, bir kimseyi başka birine kıyasla yüceltmesi, değerli görmesi, tercih etmesi, birtakım özelliklerle övünmek anlamlarına gelir. Terim olarak fahr, şairlerin kendilerinden, kabile, soy, nesep, inanç, din, mezhep ve meşreplerinden edebî ve siyasî güçleriyle şiirdeki ustalık, yetenek ve faziletlerinden, hatta kılıç, zırh, at ve özellikle deve gibi şahsi mal ve eşyalarından veya uzun ömürleriyle hayat tecrübelerinden övünerek söz ettikleri şiir türünü ifade eder. Fahrın müstakil bir şiir teması olarak kabul edilmesiyle ilgili Arap Edebiyatçıları arasında görüş farklılıkları vardır. Efveh, fahr şiirlerini genel olarak savaşlarda kendisinin ve kavminin kazandığı başarılar ve savaş meydanlarında sergilediği performans üzerine bina etmiştir. Bu tür şiirlerinde Efveh, kavminin savaşçılarının ata binme yeteneği, kılıç kullanma becerisi ve cesaretlerine dair betimlemelerde bulunmuş, savaş dışında yine kendisinin ve kavminin sahip olduğu bazı ahlâkî nitelikleri, hak sahibine hakkını verdiğini fakat haklı olduğu durumda da muhatabı güçlü ve soylu da olsa hakkını alma kararlığını, Kuzey Araplarının yanlış yaptığını ve bunun sonucunda kendilerine nasıl savaşılacağının, ata nasıl binileceğinin öğretildiğini ve düşmanca saldırı karşısında Evd kabilesinin asla yumuşak bir tavır takınmayacağını zikreder.