Burdur Havzası’ndaki Göllerde Yaşanan Seviye Değişikliklerinin Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve Uzaktan Algılama (UA) İle Tespiti


Taş M. A. , Akpınar E.

UCEK 2021, Sivas, Turkey, 14 - 17 October 2021, pp.192-193

  • Publication Type: Conference Paper / Summary Text
  • City: Sivas
  • Country: Turkey
  • Page Numbers: pp.192-193
  • Erzincan Binali Yildirim University Affiliated: Yes

Abstract

Global warming and drought problem are among the important environmental problems of the world and Turkey. In recent years, in parallel with population growth, rapid urbanization, unplanned industrialization and great changes in land use, the burden of natural environments and ecosystems has been increasing. Temperatures increase, precipitation decreases, precipitation regimes deteriorate. The negative effects of global climate change are evident in waters and wetlands, especially in rivers and lakes. Especially in arid and semi-arid regions, some lakes and wetlands are either completely drying up or are getting smaller as a result of the withdrawal of their waters.

There are hundreds of large and small lakes in Turkey, some of which have touristic potential. The total area of ​​these lakes is 13000 km², and the total area of ​​the ten largest lakes is 7500 km². In fact, Turkey's lakes cover a relatively small area (1.6%) considering the country's surface area. However, Turkey is one of the countries that clearly experience the effects of global climate change and environmental pressures and where lakes and wetlands are under serious threat.

As a matter of fact, this problem is felt much more clearly in the Lakes Region and the lakes of the Burdur Basin, which is one of the important units of the region. The Burdur Basin and its surrounding lakes are under protection by the Ramsar Convention and the Ministry of Agriculture and Forestry, General Directorate of Water Management. Turkey signed the Ramsar Convention in 1993 and approximately 50% of the Burdur Basin was taken under protection under this contract on 28.05.1994. Acıgöl, which is also located in the basin, was included in the scope of Wetlands of National Importance on 08.04.2015, Akgöl and Yarislı Lake on 10.06.2016. Salda Lake was determined as a Special Environmental Protection Area with the President's Decision dated 15.03.2019.

Lakes and lake ecosystems are of great importance in terms of natural, human and economic life. For this, knowing what is happening in the lake environment and its immediate surroundings and what kind of changes are experienced has many benefits. Lakes Region, as the name suggests, is the place where lakes are most concentrated in terms of both number and area. One of the most important basins of this region is the Burdur Basin. In this study, it was tried to determine the level changes in the six lakes (Burdur Lake, Acıgöl, Akgöl, Sıralı Lake, Karataş Lake, Salda Lake) in the main basin and sub-basins of Burdur Lake in recent years. For this, the 36-year period covering the years 1985-2021 was examined, and seasonal changes were determined with the help of the data of February and July, as well as the general level changes in the mentioned lakes. Data were obtained from LANDSAT satellite images obtained from international organizations such as NASA, ESA, USGS, Sentinelhub, Libra. It was visualized, digitized and analyzed using Remote Sensing (UA) and Geographic Information Systems (GIS) technologies. According to the research findings, the waters of other lakes except Salda Lake have been withdrawn to a great extent in the last 36 years. In fact, Acıgöl has shrunk by 80% and Akgöl has completely dried up. This situation shows that other lakes in the basin except Salda are in danger of extinction.

Küresel ısınma ve kuraklık sorunu, dünyanın ve Türkiye’nin önemli çevre problemleri arasında yer almaktadır. Son yıllarda nüfus artışı, hızlı kentleşme, plansız sanayileşme ve arazi kullanımında yaşanan büyük değişikliklere paralel olarak doğal ortamların ve ekosistemlerin yükü giderek artmaktadır. Sıcaklıklar artmakta, yağışlar azalmakta, yağış rejimleri bozulmaktadır. Küresel iklim değişikliğinin olumsuz etkileri başta akarsular ve göller olmak üzere, sularda ve sulak alanlarda belirgin bir şekilde görülmektedir. Özellikle kurak ve yarı kurak bölgelerde bazı göller ve sulak alanlar ya tamamen kurumakta, ya da sularının çekilmesi sonucu giderek küçülmektedir.

Türkiye’de bir kısmı turistik potansiyele sahip, irili ufaklı yüzlerce göl vardır. Bu göllerin toplam yüzölçümü 13000 km², en büyük on gölün toplam yüzölçümü ise 7500 km² kadardır. Esasen Türkiye gölleri ülke yüzölçümü dikkate alındığında nispeten az bir alan (%1,6) kaplamaktadır. Bununla birlikte Türkiye, küresel iklim değişikliğinin ve çevresel baskıların etkilerini bariz bir şekilde yaşayan, göllerin ve sulak alanların ciddi tehdit altında olduğu ülkelerden biridir. 

Nitekim bu sorun, Göller Yöresi ve yörenin önemli ünitelerinden biri olan Burdur Havzası göllerinde çok daha bariz bir şekilde hissedilmeltedir. Burdur Havzası ve yakın çevresindeki göller, Ramsar Sözleşmesi ve Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından koruma altına alınmıştır. Türkiye Ramsar Sözleşmesini 1993 yılında imzalamış olup, Burdur Havzasının yaklaşık %50’si 28.05.1994’de bu sözleşme kapsamında koruma altına alınmıştır.Yine havzada yer alan Acıgöl 08.04.2015’de, Akgöl ve Yarışlı Gölü ise 10.06.2016’da Ulusal Öneme Haiz Sulak Alanlar kapsamına dahil edilmiştir. Salda Gölü ise 15.03.2019 tarihli Cumhurbaşkanı Kararı ile Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak belirlenmiştir.

Göller ve ve göl ekosistemleri doğal, beşeri ve ekonomik hayat açısından büyük öneme sahiptir. Bunun için göl ortamlarında ve yakın çevrelerinde neler olup bittiğini, ne tür değişimler yaşandığı bilmenin pekçok yararı vardır. Göller Yöresi, adından da anlaşılacağı üzere Türkiye’de gerek sayı, gerekse alan bakımından göllerin en fazla yoğunlaştığı yerdir. Bu yörenin en önemli havzalarından biri, Burdur Havzasıdır. Bu araştırmada, Burdur Gölü ana havzası ve alt havzalarında bulunan altı gölde (Burdur Gölü, Acıgöl, Akgöl, Yarışlı Gölü, Karataş Gölü, Salda Gölü) son yıllarda yaşanan seviye değişiklikleri belirlenmeye çalışılmıştır. Bunun için 1985-2021 yılları arasını kapsayan 36 yıllık devre incelenmiş, adı geçen göllerdeki genel seviye değişimleri yanında, şubat ve temmuz aylarına ait veriler yardımıyla mevsimsel değişimler de tespit edilmiştir. Veriler NASA, ESA, USGS, Sentinelhub, Libra gibi ululslararası kuruluşlardan temin edilen LANDSAT uydu görüntülerinden elde edilmiştir. Uzaktan Algılama (UA) ve Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) teknolojileri kullanılarak görselleştirilmiş, sayısallaştırılmış ve analiz edilmiştir. Araştırma bulgularına göre, son 36 yıllık devrede Salda Gölü dışındaki diğer göllerin suları büyük ölçüde çekilmiştir. Hatta Acıgöl %80 oranında küçülmüş, Akgöl ise tamamen kurumuştur. Bu durum, havzada Salda dışındaki diğer göllerin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu göstermektedir.