A Lover’s Image in the Mirror of Poetry: Sufi Content in Sayyid Hamza Nigārī's Persian Poetry


Baltacı H.

Tasavvuf İlmi ve Akademik Araştırma Dergisi, vol.26, no.52, pp.161-196, 2023 (Peer-Reviewed Journal)

  • Publication Type: Article / Article
  • Volume: 26 Issue: 52
  • Publication Date: 2023
  • Journal Name: Tasavvuf İlmi ve Akademik Araştırma Dergisi
  • Journal Indexes: EBSCO Legal Collection, ERIHPlus
  • Page Numbers: pp.161-196
  • Erzincan Binali Yildirim University Affiliated: Yes

Abstract

This study provides information on the Sufi content of the Persian poems of Mīr
Hamza Nigārī, one of the Sufi poets of the nineteenth century, and evaluates
some of the issues addressed in these poems. Although Nigārī's Turkish works
have been the subject of various studies, his Persian poems have not yet been
sufficiently analysed. In this article, the manuscript copy of Nigārī's Persian
Dīvān is taken as a basis and the published edition is also consulted when
necessary. In Hamza Nigārī's poems, the mostly addressed subjects can be
gathered under the titles of love, tawhid and melāmah. It has been observed that
he deals with the related concepts in a manner similar to previous Sufi poets, in
a sense following the tradition of Sufi Persian poetry. Nigārī, who dealt with the
subject of tawhid within the framework of wahdat al-wujūd, followed the
tradition on the subject of love, the dominant subject of his poetry, and skilfully
used metaphors and similes such as bāde, wine, and mey that had become
established over time. As a result, it is seen that Nigārī utilized Sufi symbols, most
of which were in Persian and emerged from the early periods of Sufism, to create
poems in harmony with the Sufi poets who preceded him.

Bu çalışmada XIX. Yüzyıl sûfî-şâirlerinden Mîr Hamza Nigârî’nin Farsça şiirlerinin tasavvufî muhtevasına dair bilgi verilmekte, bu şiirlerde ele alınan bazı konularda değerlendirmeler yapılmaktadır. Nigârî’nin Türkçe eserleri çeşitli çalışmalara konu olmakla birlikte Farsça şiirleri henüz yeterince incelenmiş değildir. Bu makalede Nigârî’nin Farsça Dîvânı’nın yazma nüshası esas alınmış yeri geldiğinde neşredilen baskısına da müracaat edilmiştir. Hamza Nigârî’nin şiirlerinde en çok aşk, tevhid ve melâmet başlığı altında toplanabilecek konular dile getirilmiştir. Onun ilgili kavramları önceki mutasavvıf-şâirlere benzer tarzda ele aldığı bir anlamda tasavvufî Fars şiir geleneğini takip ettiği görülmüştür. Tevhid konusunu vahdet-i vücûd çerçevesinde ele alan Nigârî, şiirinin başat konusu aşk mevzuunda takip ettiği geleneğin izinden gitmiş, bu konuda zamanla yerleşen bâde, şarap, mey gibi mecaz ve mazmunları ustalıkla kullanmıştır. Melâmet anlayışına yaslanan konuları da yine şiirlerinde ifade etmiş, benzer şekilde konuya dair sembollerden yararlanarak din ve ahlâk bakımından yeterince olgunlaşmamış kimseleri eleştirmiştir. Hak âşıklarına ise övgü dolu sözler söylemiştir. Netice olarak Nigârî’nin, tasavvufun ilk dönemlerinden itibaren ortaya çıkan ve çoğu Farsça olan tasavvufî sembollerden yararlanarak, kendinden önceki sûfî-şâirlerle uyumlu şiirler vücuda getirdiği görülmektedir.