Kalp Hastalarında Hastalık Algısı, Tedaviye Uyum ve Yaşam Kalitesi İlişkilerinin Ağ Analizi ile İncelenmesi


Selvi Sarıgül S., Yetim B., Uğurluoğlu Ö.

8. ULUSLARARASI 18. ULUSAL SAĞLIK VE HASTANE İDARESİ KONGRESİ, İstanbul, Türkiye, 9 - 11 Ekim 2025, ss.9-12, (Özet Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Özet Bildiri
  • Basıldığı Şehir: İstanbul
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.9-12
  • Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Amaç: Bu çalışmanın temel amacı, kalp hastalığı olan bireylerde hastalık algısı, tedaviye uyum ve yaşam kalitesi arasındaki çok boyutlu ilişkileri ağ (network) analizi ile incelemektir. Bu bağlamda bu çalışma kapsamında ağ analizi aracılığı ile söz konusu değişkenler ve alt boyutları arasındaki yapısal örüntüleri ortaya koymak ve merkezi ve etkili bileşenleri belirlemek hedeflenmektedir. Yöntem: Bu araştırma, Erzincan’da faaliyet gösteren bir üniversite hastanesinin kardiyoloji polikliniğinden ayakta hizmet alan, 18 yaşından büyük ve en az 6 aydır kalp hastalığı tanısı almış 374 hasta ile gerçekleştirilmiştir. Veriler, Haziran ve Temmuz 2025 tarihleri arasında anket yöntemi kullanılarak hastalar ile yapılan yüz yüze görüşmeler ile toplanmıştır. Analizler, RStudio programında “qgraph” paketi ile gerçekleştirilmiş ve değişkenler arası ağ oluşumunda EBICglasso yöntemi kullanılmıştır. Bulgular: Yapılan ağ analizi sonuçlarına göre, tedaviye uyum, merkezi önem düzeyi en yüksek düğümlerden biri olarak öne çıkmaktadır. Tedaviye uyum ile en güçlü bağlantının hastalık algısı ölçeğinin “kişisel kontrol” ve “tedavi kontrolü” boyutları arasında oluştuğu tespit edilmiştir. Bu durum, bireylerin hastalıkları üzerindeki kontrol düzeylerinin tedaviye uyumlarını belirlemede temel bir rol oynadığını göstermektedir. Bununla birlikte yaşam kalitesi ölçeğinin fiziksel ve psikolojik sağlık boyutları arasında da önem derecesi yüksek ve pozitif ilişkiler gözlemlenmiştir. Ayrıca düğümler (boyutlar) arası ilişkiler, hastaların bireysel ve sosyo-demografik özelliklerine göre de farklılıklar göstermektedir. Özellikle kadınlarda tedaviye uyum daha çok hastalık algısı değişkeni ile ilişkili iken, erkeklerde yaşam kalitesi ile 10 Özet ve Tam Metin Bildiri Kitabı Abstract and Full Text Book 9-11 Ekim 2025 18shik.medipol.edu.tr October 9-11, 2025 görece daha güçlü bağlantılar göstermektedir. Çalışan bireylerde ise tedaviye uyum çalışmayan bireylere kıyasla daha merkezi hale gelmektedir. Ayrıca tedaviye uyumun en merkezi olduğu kalp hastalığı “koroner arter hastalığı” iken söz konusu hastalığı sırasıyla “kalp yetmezliği” ve “tansiyon” takip etmektedir. Yaşam kalitesi ölçeğinin kendi boyutları arasındaki ilişkiler ise “kalp yetmezliği” olan hastalarda çok daha önemli hale gelmektedir ve fiziki sağlığı iyi olan bireylerin psikolojik sağlık düzeyi de sosyal ilişkileri de daha yüksektir. Ancak kalp hastalığının yanı sıra “akciğer” ve “tiroit” hastalığı olan bireylerde tedaviye uyumun yaşam kalitesi ve alt boyutları ile daha güçlü bağlantılar sergilediği, “diyabet” ve “prostat” hastalarında ise daha çok hastalık algısı ile etkileşim içerisinde olduğu görülmektedir. Öte yandan kullanılan ilaç ve eşlik eden hastalık sayısı daha yüksek olan hastalarda tedaviye uyum ile yaşam kalitesi ve hastalık algısı ölçeklerinin alt boyutları arasındaki ilişkiler daha da güçlenmektedir. Sonuç: Bu çalışma, kalp hastalığı olan bireylerde tedaviye uyumun hem hastalık algısı hem de yaşam kalitesi ile güçlü bir şekilde bağlantılı olduğunu ortaya koymaktadır. Özellikle hastalık algısı ölçeğinin kişisel kontrol ve tedavi kontrolü boyutlarının tedaviye uyum üzerinde belirleyici olduğu, fiziksel ve psikolojik sağlık boyutlarının ise yaşam kalitesinin merkezinde yer aldığı belirlenmiştir. Bulgular, hastaların sosyo-demografik özelliklerine ve hastalık türüne göre ağ yapılarında anlamlı farklılıklar bulunduğunu göstermektedir. Kadınların hastalık algısına, erkeklerin ise yaşam kalitesine daha duyarlı olduğu; çalışan bireylerde tedaviye uyumun görece daha merkezi bir rol oynadığı belirlenmiştir. Koroner arter hastalığı, tedaviye uyumun en güçlü düğüm olarak öne çıktığı hastalık grubu olurken, kalp yetmezliği olan bireylerde yaşam kalitesinin alt boyutları arasındaki bağlantılar daha belirgindir. Bu bulgular, hasta profiline özgü kişiselleştirilmiş müdahalelerin geliştirilmesinin tedavi başarısını ve yaşam kalitesini artırmada etkili olabileceğini göstermektedir.