16th INTERNATIONAL CONGRESS ON ENGINEERING, ARCHITECTURE AND DESIGN, İstanbul, Türkiye, 20 - 22 Aralık 2025, ss.1581, (Özet Bildiri)
Son yıllarda beton üretimindeki artış, daha sürdürülebilir ve ekonomik yaklaşımları zorunlu hâle getirmiştir. Bu kapsamda yürütülen çalışmalarda temel yaklaşımlardan biri, yapısal performansta kayba neden olmadan geleneksel agregalar yerine daha çevreci ve alternatif özelliğe sahip agrega türlerinin kullanılmasıdır. Bu deneysel çalışmada, beton üretiminin sürdürülebilirlik boyutu ile yapıların servis ömürleri boyunca maruz kalabileceği olası yangın gibi yüksek sıcaklık etkileri birlikte ele alınarak bütünleşik bir değerlendirme yapılmıştır. Betonarme yapıların yapısal açıdan yeterli performans sergilemesi için kritik öneme sahip beton-donatı arasındaki aderans–donatı sıyrılması ilişkisi, yüksek sıcaklık etkileri altında incelenmiştir.Bu amaçla, 14 mm nervürlü donatı gömülü 150×150×150 mm boyutlarında numuneler üretilmiştir. Numuneler basınç dayanımı bakımından 25 MPa ve 40 MPa olmak üzere iki sınıfa, agrega tipi bakımından ise %100 geleneksel ve %100 perlit agregalı betonlar olarak gruplandırılmıştır. Üretilen numuneler 25 °C ve 600 °C sıcaklıklarına maruz bırakıldıktan sonra pull-out deneylerine tabi tutulmuş ve elde edilen veriler hasar gözlemleriyle birlikte değerlendirilmiştir. Perlit agregalı betonlarda, geleneksel agregalı betonlara kıyasla aderans kapasiteleri nispeten daha düşük olmakla birlikte, yüksek sıcaklık sonrası aderans kaybının geleneksel betonlarda daha belirgin olduğu görülmüştür. Beklenildiği üzere 40 MPa betonlar, 25 MPa betonlara göre daha yüksek aderans dayanımı sergilemiştir. Bununla birlikte, perlit agregasının boşluklu yapısına bağlı termal avantaj, yüksek sıcaklık sonrası aderans kapasitesindeki azalmayı sınırlayan bir etki ortaya koymuştur. Bu durum, perlit agregalarının ileri düzey yapıların inşasında alternatif bir malzeme olarak kullanım potansiyelini artırabileceğini göstermektedir.