TÜRK KADINLAR BİRLİĞİ’NİN KURULUŞU, FAALİYETLERİ VE KAPANIŞI(1924-1935)


Creative Commons License

Kılavuz N.

Erzincan Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, cilt.18, sa.2, ss.262-276, 2025 (Hakemli Dergi)

Özet

Bu çalışma, 1924–1935 yılları arasında faaliyet gösteren Türk Kadınlar Birliği’nin kuruluş süreci, faaliyetleri, uluslararası ilişkileri ve kapatılma dinamikleri üzerinden Türkiye’de kadın hareketinin kurumsallaşma serüvenini ele almaktadır. Cumhuriyet Türkiye’sinde kadınların siyasal ve toplumsal haklara erişimi genellikle devlet merkezli modernleşme söylemleri çerçevesinde değerlendirilse de bu yaklaşım kadınların özne olarak yürüttükleri mücadele deneyimlerini gölgede bırakmaktadır. Türk Kadınlar Birliği, kadınların yalnızca reformların edilgen alıcısı olmadığını, aynı zamanda hak taleplerini örgütlü biçimde dile getirdiklerini gösteren öncü bir yapıdır. Çalışma, Türk Kadınlar Birliği’nin Osmanlı kadın hareketlerinden devraldığı birikimi Cumhuriyet Dönemi’ne nasıl taşıdığını, özellikle kurucu başkan Nezihe Muhiddin ve Latife Bekir gibi figürler üzerinden örgütün söylemsel ve pratik evrimini analiz etmektedir. Türk Kadınlar Birliği’nin ulusal düzeyde kadın haklarının savunulmasında ve uluslararası kadın hareketiyle kurduğu bağlarda oynadığı rol ayrıntılı biçimde incelenmiştir. Ayrıca Birliğin kapatılma süreci, devlet-feminist örgüt ilişkileri bağlamında değerlendirilmiş ve kadın hareketinin siyasal iktidarla kurduğu ilişki biçimleri sorgulanmıştır. Nihayetinde bu çalışma, kadınların Türkiye’de eşit yurttaşlık taleplerinin tarihsel sürekliliğini ve Türk Kadınlar Birliği’nin bu süreçteki temsil gücünü vurgulamaktadır. 

This study examines the institutionalization process of the women's movement in Turkey through the foundation, activities, international relations, and dissolution dynamics of the Turkish Women’s Union, which operated between 1924 and 1935. Although women's access to political and social rights in Republican Turkey is often evaluated within the framework of state-led modernization, this approach tends to overshadow the agency and organized efforts of women themselves. Turkish Women’s Union stands as a pioneering example that demonstrates women were not merely passive recipients of reforms, but active agents of change who voiced their demands through collective struggle. The study analyzes how Turkish Women’s Union inherited and transformed the legacy of the Ottoman women's movement, focusing particularly on key figures such as Nezihe Muhiddin and Latife Bekir. It also explores Turkish Women’s Union’s role in advocating for women’s rights on a national level and establishing connections with the international women’s movement. The process of the Union’s dissolution is interpreted within the context of the relationship between feminist organizations and political power. Ultimately, this research highlights the historical continuity of Turkish women's demands for equal citizenship and the representative significance of Turkish Women’s Union in the broader trajectory of the women’s movement in Turkey.