Gelişimsel kalça displazisi hastalarının toplumumuzda risk faktörlerinin retrospektif olarak değerlendirilmesi


Gür V., Sevencan A.

MEKİK EKLEM CERRAHİSİ KONGRESİ 2021, Muğla, Türkiye, 13 - 16 Ekim 2021, ss.124, (Tam Metin Bildiri)

  • Yayın Türü: Bildiri / Tam Metin Bildiri
  • Basıldığı Şehir: Muğla
  • Basıldığı Ülke: Türkiye
  • Sayfa Sayıları: ss.124
  • Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Adresli: Evet

Özet

Giriş-Amaç: Gelişimsel kalça displazisi (GKD), femur başının asetabulum ile anormal bir ilişkisi olduğu durumu tanımlamak için tercih edilen terimdir. GKD ne kadar erken tespit edilirse, tedavi o kadar basit ve etkili olur. GKD’nin bildirilen insidansı, genetik ve ırksal faktörlerden etkilendiği bilinmektedir. Ayrıca kız cinsiyet, ilk doğum olması ve makat prezentasyonunu bulunması GKD riskini artırdığı ve sol kalçanın, sağ kalçadan 3 kat daha sık tutulduğu bir çok çalışmada gösterilmiştir. Bu çalışmanın amacı son 10 yılda kliniğimzde takip edilen GKD tanısı almış yenidoğanların literatürde bildirilen risk faktörleri açısından değerlendirilmesidir. Gereç-Yöntem: 2010-2020 yılları arasında GKD nedeni ile tedavi uyguladığımız 91 hastanın demografik verileri retrospektif olarak incelendi. Hastaların tümü kalça ultrasonografi taraması sonrası GKD tanısı almış ve tarafımıza 1. basamak hekimleri tarafından konsulte edilmişti. Hastaların ilk başvuru yaşları, cinsiyetleri, kaçıncı doğum oldukları, doğum şekileri ve prezentasyonları kaydedildi. Graf yöntemine göre yapılan kalça ultrasonografi sonuçları kaydedildi. Bulgular: Kız çocuğu en yüksek GKD riskini taşımaktadır (% 84), bunu % 71 i ilk doğan çocuk, %26 sı pozitif aile öyküsü ve % 49 u makat geliş ve büyük bebk olduğundan dolayı sezaryen ile doğum izlemektedir. İlk doğum en yüksek insidansa %71 e sahiptir. Bilateral GKD%35 sol %36 ve sağ %28 oranında GKD tespit edildi. Tartışma-Sonuç: Kadın çocuk tüm literatürde GKD’deki en önemli risk faktörü olmaya devam etmektedir. Çalışmadaki kadınların %84’ünün GKD’ye sahip olması nedeniyle bu riski destekliyoruz. Bu ilişkinin nedeni daha önce geniş bir şekilde araştırılmış ve kız bebek tarafından üretilen endojen östrojenlerin güçlenmesine ve yüksek seviyelerde dolaşan maternal hormonların neden olduğu perinatal dönemde geçici olarak artan bağ gevşekliğine atfedilmiştir. İlk doğan bebekler yüksek GKD riski taşır ve %71’den fazlasını oluşturur. GKD’si olan ilk doğan bebeklerin oranının literatürde bildirilenden (% 34) daha yüksek olduğunu ancak yine de yüksek bir risk faktörü olduğunu ve ilk doğanların sonraki kardeşlere göre daha sık etkilendiğini belirttik. Gerilmemiş bir primigravid uterus ve abdominal duvarın sınırlayıcı etkileri ile ilişkili olup, fetal uzuv pozisyonu ve intrauterin çapraşıklık etkisi yoluyla kalça eklemi gelişimi üzerinde müteakip etkilerle ilişkilidir. Sol kalça literatürde daha yaygındır ve yaklaşık % 60’ını oluşturur, ancak serimizde sol tarafta GKD nin bilateral GKD ye göre daha fazla olduğunu tespit ettik. Çocukların %26’sında ailede GKD öyküsü vardı, bu da literatürdeki% 10-28’lik insidans ile uyumludur ve GKD’de ailesel veya genetik faktörlerin ilişkisini destekler. Sezaryen doğumuyla doğan çocukların % 49 GKD vardı; bu, literatürde belirtildiği gibi GKD ile ilişkili riski destekler. Normalde çocukların% 2-3’ü makat prezentasyonda doğar. Çalışmamızda GKD’li çocukların%5’i makat pozisyonda doğmuşturve buna bağlı sezeryan doğum yapılmıştır.