Son yıllarda bulunduğu bölgede artan savaşlar ve rejim baskıları nedeniyle Türkiye, yoğun düzensiz göçle karşı karşıya kalmış ve bu durumla mücadele ama- cıyla 2014’te Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nu (YUKK) yürürlüğe koymuştur. Bu Kanunla birlikte, idari gözetim hukuki bir zemine oturtulmuş; gö- zetim süresi, gerekçeleri ve itiraz yolları detaylı şekilde düzenlenmiştir. İdari gö- zetim, Türk hukukunda YUKK’tan önceki dönemde Yabancıların İkamet ve Se- yahatleri Hakkında Kanun’da (YİSHK) var olmasına rağmen bu Kanundaki dü- zenlemeler YUKK’taki gibi yeterince açık ve detaylı değildi. YİSHK döneminde idari gözetim, gerekçe, süre ve itiraz yolları gibi unsurlar bakımından yüzeysel düzenlenmiştir. Bu eksiklik, AİHM’in Abdolkhani ve Karimnia/Türkiye kararında AİHS m. 5’in ihlali olarak değerlendirilmiştir. Bu nedenle 2014’te yürürlüğe gi- ren YUKK ile idari gözetim, ayrıntılı biçimde düzenlenmiş ancak uygulamada özgürlük hakkı açısından sorunlar devam etmiştir. Bu sorunları gidermek ve daha orantılı tedbirler sağlamak amacıyla idari gözetime alternatif yükümlülükler ku- rumu oluşturulmuştur. Sınır dışı edilecek yabancılar hakkında öncelikle idari gö- zetime alternatif tedbirlerin uygulanmasına karar verilmesi gerekmektedir. Böy- lelikle idari gözetim son çare olmaktadır. Bu durum, temel hakların korunması ile kamu düzeninin sağlanması arasında ölçülülük ilkesine dayalı bir denge kurulma- sının zorunlu bir sonucudur. Dengeyi tesis etmeye odaklı ölçülülük ilkesinin un- surları olan elverişlilik, gereklilik ve orantılılık, müdahalenin amaca uygun, zo- runlu ve makul ölçüde olmasını sağlar. İşbu çerçevede, yabancının sınır dışı edilme gerekçesi, içinde bulunduğu sübjektif koşullar, kamu düzeni ve milli gü- venlik bakımından oluşturduğu risk gibi faktörler dikkate alınarak yabancı hak- kında ölçülülük ilkesinin gereklerine uygun bir alternatif yükümlülüğe karar ve- rilecektir. Çalışmamızda incelenen bu yükümlülükler, belli adreste ikamet etme, bildirimde bulunma, aile temelli geri dönüş, geri dönüş danışmanlığı, kamu yara- rına hizmetlerde gönüllülük esasıyla görev alma, teminat ve elektronik izlemedir.
In recent years, due to increasing wars and oppressive regimes in neighboring regions, Turkey has faced intense irregular migration and, in response, enacted the Law on Foreigners and International Protection (LFIP) in 2014. With this Law, administrative detention was placed on a legal basis, and its duration, gro- unds, and appeal procedures were regulated in detail. Although administrative detention existed under the Law on Residence and Travel of Foreigners prior to the LFIP, the provisions of that law were not as clear or detailed. During the period of the earlier legislation, administrative detention was regulated only superficially in terms of its grounds, duration, and appeal mec- hanisms. This deficiency was recognized by the European Court of Human Rights in the case of Abdolkhani and Karimnia v. Turkey, which found a violation of Article 5 of the European Convention on Human Rights (ECHR). Consequently, the LFIP, which came into force in 2014, provided a detailed framework for administrative detention. However, problems persisted in practice, particularly concerning the right to liberty. To address these issues and ensure more proportionate measures, the institution of alternatives to administrative de- tention was introduced. According to this approach, foreigners subject to depor- tation should first be considered for alternative measures before administrative detention is imposed, making detention a measure of last resort. This reflects the necessity of establishing a balance between the protection of fundamental rights and the maintenance of public order, grounded in the principle of proportionality. The elements of this principle; suitability, necessity, and pro- portionality ensure that any interference is appropriate, indispensable, and reaso- nably balanced with the intended objective. Within this framework, when determining an alternative obligation, factors such as the reason for deportation, the individual circumstances of the foreigner, and the potential risks posed to public order and national security must be taken into account in accordance with the requirements of proportionality. The alternative obligations examined in this study include residence at a de- signated address, reporting requirements, family-based return, return counseling, voluntary participation in public benefit services, financial guarantees, and elect- ronic monitoring.