Tell Londra’da: Rossini’nin Guillaume Tell Operası ve 1830–1839 Yılları Arasında Londra Sahnelerindeki Yolculuğu


Öğr. Gör. ASLI KAYMAK

Tez Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: University of Bristol, Faculty of Arts, Music, İngiltere

Tez Danışmanı: Prof Dr Sarah Hibberd

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Desteklendiği Program: Diğer

Özet:

Bu proje, Gioachino Rossini'nin Guillaume Tell (1829) operasının; Londra’da 1830 ve 1839 yılları arasında temsil edilmiş 3 ayrı adaptasyonunu sosyomüziksel açıdan, disiplinlerarası bir yöntemle incelemektedir. Tell'in on dokuzuncu yüzyıl  Avrupası’nda yaygın olarak sevilmesi, hikayedeki baskıya karşı mücadele ana temasının esnekliğine oldukça bağlıdır. Tell'in Fransız Devrimi’yle sıkça anılan ana teması Paris'e özgü olsa da - baskıya karşı mücadele -, hikaye yeni siyasi ortamlarda yorumlandığında yeni ve farklı anlamlar kazanmıştır. Bu tez, 1830'larda Londra'da bireysel ve toplumsal kimliklerin, özellikle sınıf ve cinsiyet hakkındaki fikirlerin, Guillaume Tell'in uyarlamalarında nasıl ifade edildiğini ve buna bağlı olarak, ulusötesi değişim ve hareketle ilgilenen bir dizi akademik çalışma üzerine inşa edilmiştir. Opera; erken Viktorya dönemi Britanya’sında, Kıta Avrupası’nda olduğu gibi, sadece müzik ve sahne eseri olmakla kalmayıp, sosyal reform ortamında tartışılan ve protesto edilen temel kaygılara ses ve görünürlük kazandırmaktadır. Giriş bölümünde; i. opera çalışmalarına yönelik en yeni ulusötesi yaklaşımlar ve bunların bu çalışmaya nasıl bir çerçeve sağladığı; ii. 1832 Sosyal Reform Yasası'nın arifesinde Britanya'nın sosyo-politik dönüşümü, iii. Londra sahnesinin ekonomisi için yabancı opera uyarlamalarının önemi ve iv. Londra'da William Tell efsanesi müzikal ve edebi açıdan özetlenmiştir. Birinci bölüm , Henry Bishop'un Hofer, the Tell of Tyrol (1830) adlı eserinden uyarlaması ve bu uyarlama için yazılan Josephine karakterini incelemektedir. Josephine'in karakteri ve rolü oynayan Lucia Elizabeth Vestris'in performansının yanında ve kişisel ve sahne personası, dönemin toplumsal cinsiyet-güç ilişkilerini ve sınıfsal toplumsal cinsiyet algılarını ortaya çıkarmak için çok verimli bir zemin hazırlamaktadır. İkinci bölüm, Alfred Bunn'un, Rossini'nin orijinal Tell'ine oldukça sadık, ancak Çartizm bağlamında anlatının farklı bir yorumunu açan, Drury Lane sahnesindeki Guillaume Tell'in 1838 uyarlamasını analiz etmektedir. Britanya'daki sınıf ilişkilerinin arka planına karşı halkın temsilcileri olarak bireysel karakterleri ve koroyu incelemek, geniş çapta beğenilen bir opera prodüksiyonu yaratmak için 'yerel' okumaların ve siyasi aracılık mekanizmalarının olanaklarını göstermektedir. Üçüncü bölüm, yıldız oyuncu/şarkıcı kadrosuyla Her Majesty's Theatre'da 1839'da sahnelenen Guglielmo Tell prodüksiyonuna odaklanarak erken Viktorya dönemi sahnesindeki ‘erkeklikler’ üzerine yeni bir bakış açısı sunmaktadır. 1839 uyarlaması, erkeklik perspektifinden Viktorya dönemi toplumsal cinsiyet ve sınıf kesişimlerine ışık tutmaktadır. Burada, Arnoldo'nun karakteriyle ilgili olay örgüsü değişikliği, Paris'te opera sahnesinde sahnelenen yeni erkeksi sesin ortaya çıkışına yeni bir bakış açısı sağlıyor. Sonuç olarak; bu üç örnek, Guillaume Tell operasının, yerel düzeyde toplumsal cinsiyet-sınıf-iktidar ilişkilerine dair içgörü sağlayan ulusötesi bir müziksel ve sahnesel bir araç olarak nasıl anlaşılabileceğini göstermektedir.