Criminal Aspect of Authors’ Economic Rights Infringement in the Science and Literary Works


Sönmez M. , Yaşar E.

Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, no.1, pp.147-178, 2022 (National Refreed University Journal)

  • Publication Type: Article / Article
  • Publication Date: 2022
  • Title of Journal : Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi
  • Page Numbers: pp.147-178

Abstract

Copyright Law can be defined as one of the branches of law, which carries economic values and protects shaped intellectual products. It is observed that this field, which plays a key role in the development levels of countries, has gradually increased its importance both globally and in Turkey throughout its historical process. Intellectual products not only have a positive impact on the development of cultural activities but also help to improve economic development of countries. In this respect, a state that wants to survive the global competition war needs to show the essential sensitivity to the legal regulations on this area. Hence, in our opinion, the legal deterrence principle plays a key role in the success of the copyright law. It can be observed that intellectual rights are protected by private law norms and institutions. In addition, it tries to provide legal deterrence by including the provisions about criminal sanctions. Violations of intellectual property rights constitute a tort. In particular, the advancement of technology makes it increasingly easier to abuse rights in this area (the possibilities in tort). This situation not only violates people’s intellectual property rights, but also endangers the social peace.


Telif hukuku en genel anlamıyla iktisadi ve ekonomik değer taşıyan ve şekillendirilmiş fikri ürünleri koruyan bir hukuk dalı olarak tanımlanabilir. Ülkelerin gelişmişlik düzeylerinde önemli bir rolü olan bu alanın tarihsel süreç boyunca gerek küresel çapta gerekse ülkemiz özelinde giderek önemini arttırdığı gözlemlenmektedir. Fikri ürünler ülkelerin kültürel faaliyetlerinin gelişmesine pozitif katkılar sağladığı gibi ülkelerin ekonomik olarak gelişmesine de imkân vermektedir. Küresel çapta rekabet edebilir kalıp fikri ürünlerin kendi ülkesinde geliştirilmesini tesis etmek isteyen bir ülkenin, söz konusu alandaki kanuni düzenlemelerine gerekli hassasiyeti göstermesi zorunluluk teşkil etmektedir. Bu bakımdan kanaatimizce telif hukukunun başarısında “hukuki caydırıcılık ilkesi” anahtar bir rol oynamaktadır. Fikri haklar, kanun koyucu tarafından öncelikle tazmin, zoralım ve benzeri özel hukuk norm ve müesseseleriyle korunmaya çalışılmaktadır. Ayrıca cezai müeyyideler öngören kanun hükümleriyle birlikte, bu haklara tecavüz halin-de caydırıcılık sağlanmaya çalışılmaktadır. Fikri haklara yönelik tecavüz bir haksız fiil teşkil etmektedir. Özellikle teknolojinin gelişmesi bu alandaki hak ihlallerini (haksız fiillerin gerçekleştirilme ihtimallerini) gittikçe kolaylaştırmaktadır. Bu durum kişilerin fikri haklarına tecavüzleri sıklaştırdığı gibi toplumsal barışı da tehlikeye sokmaktadır.